Mektup-1
|
Eylül
1976 Biz birbirimizin hiçbirşeyi olmayacaktık; ama herşey olduk. Seninle böyle düpedüz konuşuyorum, çünkü sen her bakımdan anlarsın. Şu var ki ben, herşeyi olduğu gibi görüyor ve bunun için de çığırımdan çıkıyorum. İyi uyu meleğim ve uyan! Seni artık görmeyeceğim yalnız biliyorsun ya ben kalbimi ah , hepsi saçma, ne soylesem hepsi boş. Yıldızları nasıl seyrediyorsam bundan böyle sana da öyle bakacağım demek! Hele, bir düşün bunu...
|
Mektup-2
| Bir kutu dolusu yasam
gönderiyorum sana, sade bir kurdeleyle süslenmis. Çöz kurdeleyi ve kaldir yavasça kutunun kapagini... Mavi bir gül koydum içine Ebedi sevgiyi gör yasa ve hisset diye... Kocaman bir firça ve bin renk koydum kutuya Bir cennet resmi yapip içine gir diye... 19 yapraklı papatyalar yerleştirdim Falında şansa yer bırakma diye... Düsler serpistirdim gizlice, düs kurmayi unutma diye. Bir tanede elma sekeri yerlestirdim, içindeki çocugu yeniden tadabil diye... Boğazın kokusunu, çayın sıcaklığını ve taze simidin tadını koydum içine İstanbul sevgisini yaşatalım diye.. Günesin batisini, billur suyun sesini, kirmiziyi gelinciklerin safligini, taze ekmegin kokusunu ve bir gülümsemenin sicakligini da sigdirdim. Ruhlarimiz aç kalmasin diye... Kutuya biraz da sevecenlik koydum, güçlü ol diye, çünkü acimasiz olan güçsüzdür. Beyaz bir güvercin uçup kendi kondu kutuya, barisi ve özgürlügü sunmak için.... Kısa dünya hayatında kavgaya yer yok diye... Bir buket sevgi, bir yudum ask ve yarim bir elma da koymadan edemedim. Paylasmayi animsayalim diye... Sevdiklerimize onlari sevdigimizi söylemek için yarini beklemeyelim. Hemen simdi bunu yapalim diye... Içtenligi, umudu neseyi, bagislayiciligi, hosgörüyü, saygiyi özgüveni ve açik yürekliligi unutmadim, "Ben" in disina çikip bize ulasabilelim diye... Son olarak da bir kart ilistirdim kutuya bak bu kartta neler yaziyor. "Bu kutunun kapagini her kaldirisinda yasamla ilgili yepyeni seyler kesfedeceksin. Yasamak için yarini bekleme, al yasami kollarinin arasina ve simsiki saril yasamdan yalnizca almak yerine ona bir seyler ver. Kisacasi bütünüyle "Insan" ol. Unutma yasam dokumasi henüz tamamlanmamis, olaganüstü güzellikte bir duvar halisidir ve sana ait olan boslugu yalniz sen doldurabilirsin. Kimseyi kirmamak ve üzmemek sartiyla istedigin her seyi dene Bir gün sonsuzlugun bulutlarina oturdugunda ne aklin kalsin geride ne de kirik bir yürek " Artik kaldir bu kutunu kapagini..... Gör gerçekleri ve sevgimi... Ben hemen aşık olmam bilirsin Önce dolmam gerek Sevgiyle Paylaşmak gerek iyi ve kötü günleri Sonra Herşey "Pıt" diye olur Yıldırım aşkı değildir bu Bu bir "dolma süreci" dir Yıldırım gibi başlayan şey Yıldırım gibi bitmez mi? O zaman .... Bırak duygularını serbest kalsın Sevgi ırmagına set çekmek niye? Sevgi bir sonsuzluktur Kullanıldıkça artan, paylaşıldıkça katlanan Bırak onun muslugunu aksın Kazanan sen olacaksın Doldur yaralı kalbimi Fazlası bırak taşsın Taşan sudan bırak digerleride faydalansın Bunlarla mavi,kırmızı ve rengarenk güllerin yer aldığı Bir "sevgi bahçesi" yapalım seninle Belki 7 renkli gülüde burada yetiştiririz Her zamanki gibi "Sevgiyle" |
Mektup-3
|
Gecenin mavi karanlığında yine hayallerde yaşıyorum. En güzel hayalimizi hatırlıyor musun? Birgün İstanbul'da boğazı gören bir çay bahçesinde karşılıklı çaylarımızı içer-ken; hiç görmediğim gözlerine doyasıya bakmak ve dokunamadığım ellerini tutabilmekti. Yaşadıklarımızı uzun uzun anlatacaktık birbirimize.Kimbilir ne kadar heyacanlanacaktık o zaman.Hayal bile olsa güz- el duygulardı.Eskiden bütün bunları düşünürken büyük bir umudum vardı, şimdi ise o büyük umutlarımdan geri- ye umutsuzluk kalmış. Ayrılık,umutların yaşamasına iyi gözle bakmıyor. Eski günlerdeki gibi görüşürsek,belki yaşamadıklarımızı hayal etmeye kaldığımız yerden devam ederiz.Seninle o- lan herşey bana mutluluk verdi her zaman. Herkes kendileri için bir şarkı seçerken, biz hoşumuza giden her şarkı için "bu bizim şarkımız olsun" derdik. Zaten her şarkıda kendimizi görürdük.O şarkıların bir çoğunu unuttum ama seni unutmayı başarabilmiş değilim. Şu an yine ayrılık üzerine şarkılar çalınıyor radyodan, din- ledikçe seni daha çok özlüyorum. Gecenin bu saatinde senden başka birine açılmak is- temedim.Gece ilerliyor mektubun sonu geliyor ama seni bir an için unutmak gibi bir düşünce yakınımdan bile geçmiyor.Unutmak zormuş be sevdiğim. |